Genel, Kişisel Gelişim

Yeni Bir Başlangıç: Toplumsal Nezaket ve Mutluluk Hareketi

blake-cheek-508456-unsplash

Uzun zamandır üzerinde durmak istediğim bir konu var. Kısmet bugüneymiş. Sizden ricam bu yazıyı sonuna kadar okumanız ve çevrenizdekilerle paylaşarak ortak bir bilinç oluşturmamız için katkıda bulunmanız. Konumuz çok önemli: neşe ve mutluluk.

En son ne zaman biriyle konuştuğunuzda içinizin neşe dolduğunu hissettiniz?

Peki ya ne zaman birine sırf kendini iyi ve mutlu hissetmesi için pozitif enerjinizle dolu bir gülümseme verdiniz?

Son zamanlarda çevremde ciddi bir şekilde gözlemlediğim ve adını bir türlü koyamadığım bir durum fark ettim. Mutsuzluk, enerjisizlik ve şikayet etmek bir standart gibi algılanıyor. İnsanlarla birlikte olduğum zaman eğer ortak bir aktivite içinde değilsek mutlaka birileri bizi terapist yerine koyup şikayetlerini anlatmaya başlıyor. Çevremde gördüğüm insanlar dış dünyaya karşı nezaketle davranmaktan hep kaçınma meylindeler. Güler yüz göstermek, günaydın demek ve göz teması kurup karşındakinin hayattaki varlığını onaylamak gibi basit davranışlar bile es geçiliyor.

Benimle yeni bir başlangıç yapmaya ve toplumsal nezaket ve mutluluk hareketini desteklemeye var mısınız?

Bugün sizi yani aklı başında gençleri toplumda bir şeyleri değiştirmek için adım atmaya çağırıyorum. Bu kapalı enerjiliğin, içe dönüklüğün ve karamsarlığın üstesinden birlikte gelebiliriz. Bir şeyleri değiştirmek için önce kendimizden başlamaya var mısınız? Benimle birlikte olduğunuzu biliyorum ve bunun için teşekkür ediyorum. Hadi içinde yaşadığımız toplumu daha nazik ve mutlu bir dünyaya çevirelim.

Peki ama neler yapacağız? 

  • Öncelikle küçük adımlarla kendimizden başlayacağız. Sabahları uyandığımızda aynada gözlerimizin içine bakıp gülümseyeceğiz ve kendimize güzel sözler söyleyeceğiz. Ben bir süredir güne kendime teşekkür ederek başlıyorum. Siz isterseniz kendinize sevdiğiniz bir özelliğiniz için teşekkür edin isterseniz de ne kadar güzel göründüğünüzü söyleyip iltifat edin. Amaç gülümseyerek ve güzel bir şey duyarak güne başlamak. İçimizden gelmese bile bir süre sonra beynimizi olumlu tarafa çekmeye başlayacağız.
  • Sabahları gördüğümüz insanlarla göz teması kurmaya, gülümsemeye ve günaydın demeye başlayacağız. Ben göz teması kurmaya çekinirim demeyin. Her insanın dünya üzerindeki varlığının kabul edilmesine ve onay görmesine ihtiyacı var. Bunun en basit yolu ise dostça bir gülümseme ile selam vermek. Bu yüzden cesaretli ol ve denemeye başla.
  • Gün içerisinde şikayet ettiğimiz, negatif kelimeler kullandığımız ve karamsar bir enerjiye kapıldığımız zaman bunu bilinçli bir şekilde durdurup değiştirmek için aksiyon alacağız. Eğer yanımızda negatif konuşmalar oluyorsa mümkünse müdahale edip pozitife çekmeye çalışacağız, mümkün değilse ruh halimizi kirletmemek ve enerjimizi korumak için bu ortamlardan uzaklaşacağız.
  • Gün içinde hissettiğimiz olumlu duyguların peşinden gideceğiz. Güzel müzikte dans edeceğiz, güzel bir yemekten keyif alacağız, güzel bir çiçek gördük mü koklamak için duracağız, güzel bir manzarada durup birkaç dakika tadını çıkaracağız ve bol bol sevdiklerimize sarılacağız. Böylelikle 5 duyumuzu kullanarak vücudumuza olumlu hissetmeyi öğreteceğiz. Böylelikle başkalarıyla paylaşacak pozitif enerjimiz artacak.
  • Gün içinde insanları ve duygularını fark etmeye özen göstereceğiz. Sevdiğimiz insanları övmeye, onların küçük veya büyük başarılarını takdir etmeye / kutlamaya ve bizimle duygularını paylaşmaya teşvik edeceğiz. Burada eklemem gerekirse bir gözlem yapmamız gerekecek. Aynı şeyi bizim için yapan insanlara bundan sonra dört elle sarılacağız ama fark etmeden bizi aşağıya çeken ve sürekli negatiflik saçan insanlarla bir süre sonra davranışlarını değiştirmezse araya mesafe koymayı öğreneceğiz.
  • İnsanlarla konuşurken eğlenceli konulardan bahsetmek, kahkahalarla gülmek ve hatta saçmalamak için kendimize izin vereceğiz. Nihai amaç kendi çevremizde pozitif bir dünya yaratmak. Bunun ilk adımını da ne konuştuğumuza bakarak yapabiliriz zaten.

Peki ama hep pozitif olmak zorunda mıyız? Hiç mi sıkıntılardan bahsetmeyeceğiz?

Tabi ki hayat hep gülüp eğlenmekten ibaret değil ama zaten amacımız hayatın gerçeklerinden de kaçmak değil. Buradaki amacımız zaten bu zorluklar içinde olan hayatı daha yaşanabilir kılmak. Bilişsel psikolojiye göre davranışlar düşüncelerimizi, düşüncelerimiz de ruh halimizi etkiler. Bilim bize böyle bir bilgi veriyorken bizim yapmamız gereken öğrenilmiş mutsuzluğu öğrenilmiş mutluluğa çevirmek. Diğer bir deyişle 24 saatin önceden 12’si çekilmez ise bunu bilinçli hareket ederek belki 6’ya düşürmek. Bunu yaparken de önce kendimizden başlayıp sonra yakın çevremizi etkilemek ve bunu yaparken de duygusal sınırlarımızı keşfedebilmek. Yani günün sonunda mutlaka kazanç var.

Bu harekete nasıl katılabilirim?

  • Sosyal medya hesaplarından bu yazının ekran görüntüsünü paylaşıp beni de etiketleyerek destek olduğunu bildirebilirsin.
  • Arkadaşlarına bu yazıyı gönderip bu harekete katılmaları için onları davet edebilirsin veya Instagram hesabım üzerindeki postun altına arkadaşlarını etiketleyebilirsin.
  • Sosyal medyada duyarlı gördüğün ve bu harekete destek olabileceğini bildiğin insanları Instagram üzerinden bu harekete #davetediyorum hashtagi ile davet edebilirsin.
  • Bu saydıklarımın birini veya hepsini yaparak destek olabilirsin. Unutma her güzel hareket desteklenmeye değer.

Hepinize çok sevgiler,

Ayça

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s